Doku genişletici ile meme onarımı  e-Posta

Doku Genişletici ve Protezlerle Yapılan Meme Rekonstrüksiyon
Doku ekspanderi/protez rekonstrüksiyonu, memeyi eski haline getirmek için sık kullanılan bir tekniktir. Bu yöntemde, onkolojik cerrah mastektomiyi tamamladıktan sonra, bir doku ekspanderi – şişirilebilir bir balon – pektoralis kasının (memenin altındaki geniş kas) altına yerleştirilir. Mastektomi meme cildinin dolaşımını azalttığı için ve meme cildinden ve meme başından önemli bir miktarı uzaklaştırdığı için, mastektomi sırasında kalıcı bir protez yerleştirmek mümkün olmaz. Bu yüzden, kayıp deriyi yerine koymak için doku ekspansiyonu ve cilt genişletilmesi yapılmalıdır ki daha sonra bunun oluşturduğu boşluğa kalıcı bir protez yerleştirilebilsin. Bu yöntem genellikle mastektomi ile aynı zamanda yapılıyor olsa da, doku genişletici (ekspanderi/protez) rekonstrüksiyonu, önceden mastektomi yapılmış ve rekonstrüksiyon uygulanmamış hastalara da yapılabilir.

Ameliyat genel anestezi altında yapılır ve yaklaşık 1 saat sürer. Doku ekspanderinin şişirilmesine muayenehane şartlarında ameliyattan 2 hafta sonra (iyileşmeye zaman vermek için) başlanır ve memenizin boyutlarına ve cildinizin genişleme oranına bağlı olarak 6-10 hafta sürer. Genellikle, doku ekspanderi, uygun boyuttaki  kalıcı protez yerleştirildikten sonra ciltte görülen normal büzülmeyi dengelemek amacıyla %30 daha fazla hacimde şişirilir. Kalıcı implantınm yerleştirilmesi ise kemoterapi ve radyoterapinin tamamlanmasından sonra genellikle outpatient şartlarda yapılır. Eğer ek bir tedavi verilmeyecekse, son şişirmeden 2-3 ay sonra kalıcı protez yerleştirilir. Diğer memeye de eşitleme amaçlı operasyonlar (örneğin, meme kaldırma veya meme küçültme) bu evrede yapılabilir. Son olarak, süreci tamamlamak amacıyla meme başı rekonstrüksiyon u ve areola tattuajı yapılır. Meme başı rekonstrüksiyon u da genellikle hastaneye yatmadan  yapılır, fakat areola tattuajı muayenehanede yapılır. Yani, doku ekspanderleri ve protezlerle rekonstrüksiyon toplam 3 ayrı uygulama gerektirir. Doku ekspanderi/portez rekonstrüksiyonu için ideal hasta, diğer memede sarkıklığın çok fazla olmadığı ve ameliyat sonrası radyoterapi gereği olmayan zayıf kadın hastadır. Memeye radyoterapi alma öyküsü (örneğin, geçmişte lumpektomi ve radyoterapi uygulanmış olan hastalar) doku ekspanderi/protez uygulamalrı için rölatif bir kontrendikasyondur, çünkü ışınlanmış cilt ve kas yeterli ekspansiyona izin vermeyebilir.

Doku ekspanderi/protez ile meme rekonstrüksiyonunun avantajları şunlardır:

  1. Kısa ameliyat süresi (mastektomiye ek olarak 1-1.5 saat).
  2. Kısa hastanede yatış süresi ve hızlı iyileşme süreci rekonstrüksiyon istemeyen kadınlarınkine benzerdir.
  3. Vücudun diğer kısımlarında yara izi bırakılmaması.
  4. Meme rekonstrüksiyonu için diğer seçeneklerin korunuyor olması; TRAM flebi veya latissimus flebi gibi.

Doku ekspanderi/protez ile meme rekonstrüksiyonunun dezavantajları şunlardır:

  1. Ekspanderin şişirilmesi için polikliniğe birçok kez gelmek zorunda olmak nedeniyle uyumsuzluk
  2. Olgun memenin doğal sarkıklığını sağlayamama nedeniyle diğer memeye meme küçültme veya meme kaldırma ameliyatlarının yapılmasının gerekmesi
  3. Kendi dokularınızla yapılan rekonstrüksiyondan daha az doğal his ve görünüm
  4. Yabancı cisim yerleştirlmesine bağlı olarak gelişebilecek enfeksiyon riskinin yüksek olması. Enfeksiyon, yeni bir rekonstrüksiyon yapmadan aylar önce ekspanderin veya protezin çıkarılmasına neden olabilir. Nadir olsa da geç gelişen enfeksiyonlar da bildirilmiştir. Bu nedenle protezi olan tüm hastalara diş tedavisi veya kolonoskopi öncesinde profilaktik antibiyotik kullanmaları önerilir.
  5. Protezin süreliliğinini sağlanması. Protezler insan yapımı objelerdir ve bu yüzden de sonsuza kadar kalmazlar. Birçok hastada protezler çok uzun süreler kalsa da (yani, 20 yıldan daha fazla), çoğu protez söner ve replasmanı gerekir.
  6. Protezin etrafında skar oluşumu. Kardiyak pacemakerlar, eklem protezleri ve meme protezleri gibi cildin altına yerleştirilen her nesne skarla çevrilir. Bu sürece kapsülleşme (enkapsülasyon) denir. Hastaların çoğunda (yaklaşık %80-85), protezin çevresinde oluşan skar incedir ve görünebilir veya palpe edilebilir değildir. Bazılarında ise protezin etrafında kalın bir skar (kapsül) oluşur ve protezin ve rekonstrükte edilmiş memenin şeklinin bozulmasına neden olur.  Bazı hastalarda (yalkaşık %2-5) bu şekil bozukluğu çok ciddi olabilir ve yeni bir ameliyatı, bazen de protez rekonstrüksiyonundan vazgeçilmesini grektirecek ağrıya neden olabilir. Neyse ki, bu duruma radyoterapi almamış hastalarda nadiren rasttlanır. Mastektomi sonrasında radyoterapi almış hastalarda ise protez çevresinde skar oluşumu (kapsüler kontraksiyon) daha sık görülür.

Meme Protezi Konusundaki Tartışmalar
Doku ekspanderleri, silikon kabuktan oluşan ve salin (serum/tuzlu su) içeren ince duvarlı balonlardır. Protezlerin de silikon kabuları bulunur ancak bunlar salin veya silikonla dolu olabilir. Bu materyaller 1964’ten beri kullanılmaktadır ve de çok iyi güvenilirlik kayıtları bulunmaktadır. Medya ve yargının olumsuz yöndeki iddialarına rağmen, meme protezlerinin skleroderma veya lupus gibi bağ dokusu bozukluklarına neden olduğu yönünde bilimsel kanıtlar bulunmamaktadır. ABD ve Avrupa’da son zamanlarda yapılan geniş kapsamlı çok merkezli çalışmalarda da meme protezleri ile bağ dokusu hastalıkları veya kanser arasında hiçbir ilişkiye rastlanmamıştır. Şu anda ABD’de silikon içeren protezler yalnızca devam etmekte olan klinik denemenin bir parçası olarak kullanılmaktadır. Hazırlıklı olunması gerekenler:

  1. İlk ameliyattan sonra yassı veya çok az şişkin meme
  2. Koltukaltına yerleştirilen ve vücut tarafında üretilen sıvının miktarına bağlı olarak 1-2 hafta içinde çıkarılacak olan iki adet dren.
  3. Hastaneden çıktıktan 1 hafta sonra yara kontrolü.
  4. Ameliyattan 2-3 hafta sonra doku genişletilmesine başlanması.
  5. Poliklinikte haftalık olarak yapılan toplam 6-10 ekspansiyon seansı.
  6. Doku ekspanderinin kalıcı protez ile değiştirilmesi (zamanlama değişkendir).